🕊️ Bizi Ne Kurtarır?

Geçen hafta kurumsal bir şirketin üst düzey yöneticisiyle koçluk seansımızı akşam saat 21:00’de yapabildik. Çünkü işleri ancak o saatte bitebilmişti. Sabahın 6’sında başlayıp gece yarılarına kadar uzanan o amansız temposunun içinde, yaz mevsiminin verdiği o tatlı ferahlığa sığınarak ekran karşısına geçti. Kocaman güzel gülümsemesi ile kendini konuşmaya hazırdı. 

Liderlerin, yöneticilerin ve hatta günümüz dünyasındaki çoğumuzun en büyük ortak kaderi belki de bu: Kendimize zaman ayıramamak. Koşturmacanın ortasında kendimizi, ailemizi, hedeflerimizi, en çok da duygularımızı unutmak…

İşte bu yüzden, o saatte kendi yolculuğunu anlamak için seansa oturan danışanımın kendine gösterdiği bu öz-bakımı ve çabayı uzun zamandır takdirle izliyorum. O akşam, ortaya getirdiği konu ile astrolojik haritasındaki zamansal paralellikleri konuştuğumuzda; içinde bulunduğu duygu durumunu ve davranışlarını yönetmesinde bu farkındalığın ona ne kadar büyük bir alan açtığına bir kez daha şahit oldum. Bireysel zamanın o kendine has, müthiş akışına bir kez daha hayran kaldım.

✍️ “Bizi Ne Kurtarır?”

Seans bittiğinde, ertesi gün sabah sayfalarımın başına oturdum ve defterime şu soruyu not düştüm: “Bizi ne kurtarır?” 

Yıllardır yaptığım binin üzerindeki seans, dokunduğum hayatlar ve elbette kendi kişisel yolculuğum bana tek bir şeyi gösteriyor:

Bizi kurtaracak olan şey; kendimizi bilmek, anlamak, akışa güvenmek ve bu dünyadaki yolculuğumuzu keşfetmektir.

📜 Kadersel Hikayemizi Kabul Etmek

Etrafımızda gelişen olayların, sorun yaşadığımız insanların ya da önümüze çıkan engellerin, aslında kendi kişisel yolculuğumuzun kalitesini artırmak için kurgulanmış kadersel bir hikayenin parçası olduğunu kabul etmek… Yaşadıklarımız karşısında ani duygusal çıkışlar yapmak ya da andan, olandan, ondan, bundan şikayet etmek yerine; o deneyimin bizde bıraktığı derin anlama sahip çıkmak. Yaşadıklarımızı kendi hikayemize dönüştürüp, belki de başkalarına feyiz olacak bir alana vesile kılmak…

Bunu fark ettiğimizde, arkasından o asıl sorular gelmeye başlıyor:

  • Ben gerçekten kimim?
  • Şu an neye ihtiyacım var?
  • Hangi duygu beni daha derinden etkiliyor?
  • Düştüğümde, yeniden ayağa kalkmak için sarılmam gereken şey ne?
  • Şu an kontrol etmeye çalıştığım şeyi bırakıp, hayatın kendi akışına ve zamanlamasına güvenebilir miyim?

⏳ Zamanın Ritimleri ve Ruhsal Tekâmül

Zaman, kendi içinde yazılı ve muazzam akan bir ritim. Ve bizler de bu akışın birer parçasıyız… Keşfettiğimiz her bilgi ile zaman içinde açılan ruhsal tekâmül süreçlerimiz bizi huzurlu, kendinden emin yaşamlara birer adım daha yaklaştırıyor. Adeta bütün kodlarımızın doğum bilgilerimizde gizlendiği eşsiz birer yazılım gibiyiz.

Koçluk sürecinin o dönüştürücü kalitesi, kişinin kendi yolculuğunu keşfetmesine hizmet eden Astroloji ile birleştiğinde; bize gerçek olanın, zamanın içinde yaşadıklarımızın özünde saklı olduğunu gösteriyor. Astroloji gökyüzündeki haritayı ve zamanın ruhunu önümüze koyarken, Koçluk o haritayla kendi içimize doğru güvenle yürümemizi sağlıyor. En önemlisi de sürece ve akışa güvenmeyi öğretiyor.

🕊️ Sonuç: Kendini Bilmek

Lafı fazla uzatmadan, yüzyıllar öncesinden bugüne ışık tutan Yunus Emre’nin o zamansız sözüyle bitirelim:

İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsin,

Bu nice okumaktır?

Kendinizi bildiğiniz, kendi hikayenize şefkatle baktığınız ve hayatın akışına güvenle teslim olabildiğiniz bir zaman olması dileğiyle

Yorumlar

×