Neden Yazıyorum?

Bu soruyu kendime o kadar çok sordum ve o kadar çok sessiz kaldım ki. Her seferinde omuz başlarımı kulaklarıma çekip alt dudağımı aşağı kıvırdım. Gözlerim sağı solu taradı, yukarıya aşağıya bakındı onlar da cevabı bulamadı. “Bilmem” dedim hep. O zamanlar bilmeyenin sadece zihnimiz olduğunu bilmeden. Kalp biliyor aslında neyi neden yaptığını ya da ruh biliyor diyelim… Gerçi ne fark eder? İkisi de aynı değil mi? Kalp ve ruh…

Neden yazıyorum? 

Kalbimi dinlemeyi öğrenmeye başladığımda fark ettim kendi özüme doğru yol almak için yazdığımı. Yaşadıklarıma dışarıdan bakabilmek için. Yaşadıklarımın kokularını duyabilmek, dokularını hissedebilmek için, tatlarını alabilmek için. Ve belki de öldürmek için. Derinlerde bir yerde bir ses bana bunu söylüyor, içimde biriken tortuları atıp onları öldürdükten sonra tazelenerek yaşama devam etmek için yazıyorum. Bir şekilde yaşadıklarını paylaşamayanların, dile getiremeyenlerin, içlerini küflendiren yaşanmışlıklara rağmen seslerini çıkaramayanların az da olsa sesi olmak için yazıyorum. Belki haddimi aşıyorum ama öyle… Sessizlik içinde boğulmuş yaşamların çığlığı olursam az da olsa şifalanmalarına destek olabilme ihtimali adına yazıyorum. 

Bir de meraklıyım. 

Meraklı olduğum için yazıyorum. Yan masalarda konuşulanları dinlemeyi hep çok sevdim, hala seviyorum. 

“Ben olsam ne yapardım?”  Diye başlayan sorularım beni bambaşka hikayelere götürmesine bayılıyorum. Üstelik aynı soru ile her defasında başka başka hikayelere. Bu da yazmama sebep, başka başka hikayelere gitmek. Yolculuğun içinde keyfine göre vagon değiştirmek. Yaşarken hiçbir şeyin senin kontrolünde olmadığını bilerek, yazarken her şeyi kontrol altına almanın keyfini sürmek. Gerçi yaza yaza öğrendim, yazarken bile hikayenin senin kontrolünde olmadığını. Hikayenin kahramanlarını serbest bıraktığında onların kendilerini daha iyi ifade ettiklerini. Zorla güzellik olmuyor… Yaşarken de yazarken de… 

Özlem Çetinkaya

Yazar / Yazar Koçu / Eğitmen

Yorumlar

  1. Özlem cim sen yazmıyorsun konuşuyorsun sanki. Seni olurken, sesin kulağımda çınlıyor.
    Ben senden sonra yazmayı bıraktım.
    Bu yazıda neden yazmadığımı fark ettim 🥰🙏🏻 Sanıyorum yazmak için biriktiriyorum♒️
    Biliyor musun bu aralar Astro koçluk hikayelerime ses vermek istiyorum.
    Beni ne tetikledi dersen bu yazındaki bir cümle derim.
    “Sessizlik içinde boğulmuş yaşamların çığlığı olursam az da olsa şifalanmalarına destek olabilme ihtimali adına yazıyorum. ”
    Ben de duyduğum kurtuluş çığlıklarını, çözümlenmiş problemleri ve onların sahiplerini yazmak istiyorum. Sanırım zamanı yaklaşıyor ☺️
    YürüyelimAşkile